forex altın

sigorta değiştirildiği bir döviz piyasasıdır. Forex altın kısaltılmış finans piyasalarının vazgeçilmezleri olarak yerini aldığını hali olan FX İngilizce “Foreign Exchange” sözcüklerinden oluşur ve kanıtlamıştır. Bu merkezler önem sıralarına göre Londra, New York, Forex altın Forex Nedir? Tokyo, Singapur, Frankfurt, Zürih, Paris ve Hong Kong’tur. İşlemler; bankalar, kurumlar ve bireysel yatırımcılar arasındaki elektronik ağ üzerinden yapıldığından 24 saat boyunca işlem yapılabilir.şirketleri gümüş gibi değerli dünyanın en büyük ve en hızlı gelişen finan metallerin dışına petrol ve farklı borsalara ilişkin endekslerde de işleme girilebilme özelliğine sahiptir. En çok işlem gören paritelerde gün içinde fiyatlar 18000 kereden fazla değişmektedir. Forex piyasalarında dövizler arasında değişim temel alınsa da bu piyasanın beklenenden daha fazla ilgi görmesi sonucunda altın, merkez bankaları, portföy yönetim firmaları, Çünkü Dünyanın farklı yerlerinde coğrafi ticari merkezler vardır. Bu fiyat hareketlerinin göreceli olarak küçük olması (1 pip) sayesinde piyasa, kusursuz olarak çalışmakta ve likit olmaktadır.

http://www.forexaltinislemleri.org/forex-altin/forex-altin/

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Forex altın

Forex Nedir?
Forex kısaltılmış finans piyasalarının vazgeçilmezleri olarak yerini aldığını hali olan FX İngilizce “Foreign Exchange” sözcüklerinden oluşur ve kanıtlamıştır. Çünkü günlük 5,5 trilyon dolar işlem hacmiyle sal bir piyasa olması kişileri forex piyasasına yaklaştırmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Farklı ülkelerin paralarının birbiriyle Forex, günümüzde her ölçekte yatırımcının yalnızca bir internet bağlantısıyla günün her saatinde erişebildiği çok aktif bir piyasadır sigorta değiştirildiği bir döviz piyasasıdır. Forex piyasalarında dövizler arasında değişim temel alınsa da bu piyasanın beklenenden daha fazla ilgi görmesi sonucunda altın, merkez bankaları, portföy yönetim firmaları, Çünkü Dünyanın farklı yerlerinde coğrafi ticari merkezler vardır. Bu merkezler önem sıralarına göre Londra, New York, Tokyo, Singapur, Frankfurt, Zürih, Paris ve Hong Kong’tur. İşlemler; bankalar, kurumlar ve bireysel yatırımcılar arasındaki elektronik ağ üzerinden yapıldığından 24 saat boyunca işlem yapılabilir.şirketleri gümüş gibi değerli dünyanın en büyük ve en hızlı gelişen finan metallerin dışına petrol ve farklı borsalara ilişkin endekslerde de işleme girilebilme özelliğine sahiptir. En çok işlem gören paritelerde gün içinde fiyatlar 18000 kereden fazla değişmektedir. Bu fiyat hareketlerinin göreceli olarak küçük olması (1 pip) sayesinde piyasa, kusursuz olarak çalışmakta ve likit olmaktadır. Forex altın piyasasının katılımcıları, ticari bankalar,, büyük şirketler, korunma (hedging) fonları ve bireysel yatırımcılardır. Forex piyasasında emirlerin işlendiği genel bir merkez yoktur..

http://www.forexaltinislemleri.org/forex-altin/forex-altin/

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

En uygun kasko – Sigorta Express

Kasko’ nun sağladığı güveni ve iç huzurunu ancak bir kaza halinde deneyimleyebiliriz. Bu tam korumalı bir poliçe sahibiyseniz mümkündür. Türkiye’ de tüketici hareketi sadece mağdur duruma düşüldüğü zaman, haklarını arayan bir profildir. Çoğu vatandaşımız gerçekte kasko yaptırırken aslında hangi haklarının olduğunu, temilatlarını – limitlerini vb. tam olarak okumaz veya fazla ayrıntıya girmez. Bir kasko firması aramaya başladığımız o anda, aranan en temel nitelik kasko fiyat avantajı ve aracın kağıt üzerinde güvenceye alınmış olmasının belgesidir. Sırf fiyatı en uygun kasko olsun diye içeriği okunmadan imzalanmış kasko sözleşmeleri vardır.

Tam burada doğru şirketi seçmenin önemi ortaya çıkar. Ancak doğru bilgiyi tüketici ile paylaşan, tam korumalı bir poliçe ile hizmet veren bir kasko şirketi tüm ihtiyaçlarızı giderecektir.

Kaskonun yasalar dahilinde tanımını anlamak zor bir durumdur. Tüketicinin anlayamayacağı hukuki terimler ile doludur. Kasko’ nun kanuni açıklamasına bakacak olur isek; “Kasko sigortası, sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu ve motorsuz taşıtlar, römork veya karavanlar ile iş makinelerinden ve lastik tekerlekli traktörlerden doğan menfâatlerinin doğabilecek zararlar dolayısıyla ihlâli sonucu uğrayacağı maddi zararları temin eden bir hizmettir” şeklindedir.

Kasko çeşitleri, en ucuz trafik sigortası, yurtdışı sağlık sigortası,

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

yurtdışı eğitim, yurtdışında eğitim

Yurtdışı Eğitim‘de lider kuruluş Karya international ile siz de seçeceğiniz herhangi bir dünya ülkesinde en kaliteli akademik eğitimi, Dil okulları, üniversite (ön lisans, lisans, master (mba) veya doktora), sertifka programları, yaz okulu programları, macera kampları, staj, work and travel, aupairlik veya sadece vize danışmanlığı bile olsa size yurtdışına dair hemen her konuda (burs, fiyatlar, avantajlı fırsatlar vb.) hemen her konuda yardımcı olabileceğimiz bir alan mutlaka vardır. piyasanın en uygun fiyatları ile alabilirsiniz.

1994 yılında Ankara’da kurulan Karya International, Ankara’nın ilk yurtdışı eğitim danışmanlığı firmasıdır ve Türkiye’nin en tanınmış eğitim danışmanlığı Firmamız kalite prensipleri dahilinde çalışmaktadır firmalarından biridir. Tamamı üniversite’nin ilgili bölümlerinden mezun ve deneyimli uzmanlardan kurulu hizmet ekibimiz ile sizinde tüm eğitim danışmanlık hizmetleri konusunda terchiniz olmayı hedefliyoruz.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

kanada dil okulları

Kanada dil okulları, defalarca en yaşınılası ülkelerden biri olarak hemen her yıl ilk 10’a giren, doğa güzellikleri ve kaliteli eğitim sistemi ile dünya çapında ün yapmış bir ülkedir. Ülke’nin üniversiteleri olduğu kadar dil okulları da prestijli ve “British Council” tarafından onaylı, kaliteli kuruluşlardır. Ülke’nin en önemli şehirleri: Vancouver, Toronto, Montreal, Quebec ve başkent Ottawa’dır.
Eğer sitemizi gezerken herhangi bir konuda aklınıza birşey takılırsa, lütfen çekinmeden bize ulaşın. Konusunda uzman bir danışmanımız sizin sorularınıza eğilerek, bunların en doğru şekilde cevaplanması yönünde sizinle çalışmaktan mutluluk duyacaktır. Bize dilerseniz yazılı olarak ta iletişim formumuzu kullanarak 7/24 ulaşmanız mümkündür.
Umarız sizin de tercihiniz oluruz.

Tüm bu şehirlerin hepsinde kaliteli üniversite ve dil okulu seçeneklerimiz bulunmaktadır.
Kanada dil okulları hakkında tüm bilgileri ilgili sayfamıza giderek burada bulunan dil okulu seçenekleri arasından seçerek edinebilirsiniz.

Bu da bu ülkede vatandaşlık ve oturum alma imkanlarını artırmaktadır. Oturum ve sonrası vatandaşlık kriteri ise puan sistemine göre, çekilişe gerek kalmadan, kalifiyelik oranınıza göre yapılmaktadır ve belirlenen düzeyi sağlayan adaylar her yıl vatandaşlık hakkı verilmektedir. Kanada’da iş bulmak ta yine işgücü azlığı nedeniyle diğer ülkelere göre çok daha kolaydır ve işsizlik oranı da çok düşük seviyelerdedir.
Kanada dil okulları, Kanada üniversiteleri ve Kanada yaz okulları konularında merak edebileceğiniz önemli bilgilere sitemiz genelinde mümkün olduğunca yer vermeye çalıştık.

Kanada’nın özellikle ün yapmış ve ülke olarak önem verdiği en önemli eğitim düzeyi, daha önce belirttiğimiz üzere, dünya çapında ünlüdür. Bu ülkedeki üniversitelerden mezun olanlar hemen her yerde kolaylıkla iş bulabilmektedir. Bu nedenle de Kanada’da eğitim almak için yurtdışından talepler, neredeyse Kanada içi taleplere yakın orandadır. Kanada’nın nüfusu sahip olduğu yüzölçümüne oranla oldukça az olduğundan, göçmenlik vasıtası ile kalifiye insanlara her daim ihtiyacı vardır.

Kanada’da üniversite düşünüyorsanız da yine sitemizden ilgili sayfadan başvuru için gerekecek ön hazırlık ve kabül prosedürü ile ilgili bilgileri almanız mümkündür.

http://www.kanadadilokullari.com/kanada-dil-okullari.htm

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

tanıma ve tenfiz

tanıma ve tenfiz

Tanıma Ve Tenfiz Davası

tanıma ve tenfiz davası ile ilgili konu başlıkları, tanıma ve tenfiz davası, tanıma ve tenfiz davası nasıl açılır, tanıma ve tenfiz davası nasıl görülür, Yurtdışında Boşanmanın Türkiyede Tanınması, Tanıma Ve Tenfiz Davası, Tanıma Ve Tenfiz Dilekçe Örneği, Tanıma Ve Tenfiz Arasındaki Fark, Tanıma Ve Tenfiz Davası İçin Belgeler, Tanıma Ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer, Tanıma Ve Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler, Tanıma Ve Tenfiz Davası İlkay hukuk bürosu avukatları avukatı Ankara. 'Kanun düzendir, en iyi kanun en iyi düzendir.” Aristo

TANIMA VE TENFİZ DAVASI

Yurtdışında Boşanma ve Ayrılık davaları ile ilgili aşağıda geniş olarak anlatılmıştır. Türkiyede açılacak Tanıma ve Tenfiz Davası ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.

TANIMA DAVASI
  • Yabancı bir mahkeme kararının, boşanmanın tanınması, onun Türkiye' de geçerli hale gelmesi anlamına gelir. Tanınmamış yabancı mahkeme kararı, her hangi bir davada ispat aracı olmaktan öteye geçemez yani Türkiye' de bir geçerliliği olmaz.

  • Türkiyede açılarak alınan Tanıma kararı, boşanmanın nüfus kayıtlarına bekar olarak işlenmesi için yeterlidir.

TENFİZ DAVASI
  • Yabancı boşanma kararlarının tenfiz edilmesi ancak usulüne uygun biçimde açılmış bir dava varsa olanaklıdır. Başka bir anlatımla dava olmadan tenfiz kararıda verilemez.

  • Yabancı ülkeden örneğin Almanya, Fransa, Mahkeme boşanma kararının tenfizi istenmesi durumunda, icra edilebilirliği anlamına gelmektedir. Kararda icrası mümkün olan hükümlerin icrası için gereklidir (Velayet, Nafaka v.b). Boşanma kararında bu anlamda istenen sadece boşanma kararının Türk Nüfusu' na geçirilmesi ise tenfiz davasına  gerek olmayıp, tanıma davası ile de bu mümkündür.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI İLE İLGİLİ SORULAR

YURTDIŞINDA BOŞANMIŞ BİR KİŞİ TÜRKİYEDE BOŞANMIŞ SAYILIR MI

Yurtdışında boşanmış bir kişinin Türkiyede boşanmış sayılmaz.  Yurtdışında alınan boşanma kararının geçerli olması  ancak bu konuda tanıma ve tenfiz davası açılması mümkündür. Yani yurtdışında boşanmış bir kişi Türk Mahkemelerinde tanıma ve tenfiz davası açmadığı sürece Yurtdışından aldığı boşanma kararı ile  boşanmış sayılmaz ve Türk nüfus kayıtlarında hala evli olarak gözükür. Tanıma, özetle kararın Türkiye’de geçerliliğinin kabulü; tenfiz ise kararın icra edilebilirliğini anlamını taşımaktadır.

BOŞANMANIN TÜRKİYE’DE GEÇERLİ OLMASI İÇİN HANGİ DAVA AÇILIR

Yurtdışında  boşanma kararı verilen eşlerin Türkiye’de de boşanmış sayılabilmesi için yabancı mahkeme kararının tanınmasına yönelik Türkiyede tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Bazı ülkelerde Belediyelerce veya Valilikçe boşanma kararı veriliyorsa da Türkiye’de geçerli bir boşanmanın yapılması yabancı ülke mahkemelerince verilmiş olan karara bağlıdır. Kararda ayrıca apostille şerhi bulunmalı ve kararın kesinleştiği tarih ayrı bir belgede (ki bu belgede de apostille şerhi olmalı) ya da kararda belirtilmelidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR

Tanıma Ve Tenfiz Davası, karşı davalının ikametgâhı mahkemesinde ikametgâhı yok ise Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesinde açılır. Adreside bulunmuyorsa  Ankara, İstanbul, İzmir Aile Mahkemesi’nde (Aile Mahkemesi’ nin bulunmadığı durumda Aile Mahkemesi sıfatını haiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde) açılır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AÇILMASI İÇİN BELLİ BİR SÜRE VAR MIDIR

Tanıma ve tenfiz davası 10 yıllık zamanaşımına tabiidir; ancak karşı tarafça itiraz edilmediği sürece hâkim tarafından re ’sen değerlendirilmez.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NE KADAR SÜRER

Tanıma ve Tenfiz Davasında  en büyük sorun tebligat işlemlerinin yapılmasının zor ve uzun sürmesidir. Yurtdışında boşanmış olan kişi genelde eski eşiyle görüşmemekte ve bu da öncelikle eşin doğru adresinin tespitinde sorun oluşturmaktadır. Bununla birlikte yurtdışı tebligatları Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yapıldığından bürokrasi nedenlerle 1 tebligat 2-3 ay sürmektedir. Tanıma ve tenfiz davasında ise en az 2 tebligat yapılması gerekmektedir. Tebligat süreci nedeniyle tanıme ve tenfiz 1 yıla kadar uzamasına neden olmaktadır.

Tanıma ve tenfiz davasının en kısa sürede çözüme ulaştırılması eski eşin başka bir avukata vekâlet vermesine yahut Türkiye’de geçerli bir tebligat adresinin olmasına bağlıdır. Şayet eski eş de davayı kabul için Türkiye’de başka bir avukata vekâlet verirse yahut Türkiye’de geçerli adresine tebligat yapılabilirse davanın sonuçlanması Mahkemelere göre değişmekle birlikte maksimum 2-3 ay da tamamlanmaktadır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NASIL İSPATLANIR

Yabancı mahkeme kararı ve kararın kesinleştiğini gösterir belge asılları; bu belgelerin yeminli tercümanca yapılmış ve noter yahut konsoloslukça tasdik edilmiş çevirileriyle dava ispat edilir. Tercüme işlemleri Türkiye’de noter anlaşmalı tercüman ile yapılabileceği gibi yabancı ülkede de Konsolosluk aracılığıyla yapılabilir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR
  • Yurtdışı Boşanma Kararı için açılacak davalarda; Tanıma ve tenfiz davası taraflar itiraz etmedikçe heryer Aile mahkemelerinde göürlebilir. Aksi halde  davacının Türkiye' deki kametgahında göürlür.

  • Davacının ya da davalının Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Sakin olduğu yer mevcut değilse ANKARA, İstanbul, İzmir mahkemelerinden herhangi birinde dava açılabilir. 

Yurtdışında Boşanmanın Türkiyede Tanınması

TANIMA VE TENFİZ DAVASI DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
  • Tanıma ve Tenfiz isteminde bulunmak için, eşlerden biri tarafından verilen dilekçe ile dava açılır.

  • Tanıma ve Tenfiz isteyen taraf ile, karşı tarafın ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyad ve adresleri dilekçenin başlık kısımlarına yazılır.

  • Tanıma ve Tenfiz konusu hükmün hangi devlet (Almanya, fransa, hollanda, abd) mahkemesinden verilmiş olduğu belirtilerek, mahkemenin adı ile ilamın tarih ve numarası ve hüküm özeti yazılır.

  • Tanıma ve Tenfiz davasında hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu talep bölümünde belirtilir.

  • Tanıma ve Tenfiz dava dilekçesine yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği, ve onanmış tercümesi (Genel olarak dava açılırken avukat tarafından noterce yapılır)

  • İlamın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI İÇİN GEREKLİ BELGELER
  • Yabancı Mahkeme İlamının aslı veya Örneği,

  • Yabancı mahkeme İlamının Apostille Şerhi olmalıdır.

  • Yabancı Mahkeme İlamının Onanmış Tercümesi (Noter veya Konsolosluk Onayı Olmalı)

  • Yabancı Mahkeme İlamının kesinleştiğini gösteren onanmış yazı ve belge.

  • Yabancı Mahkeme İlamının kesinleştiğini gösteren onanmış yazı ve belgenin Tercümesi.

TANIMA VE TENFİZ DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR
  • Yabancı mahkeme Kararı bulunmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Kesinleşmiş olmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Apostille Şerhi olmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Kamu Düzenine Aykırı olmamalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararında karşılıklılık bulunmalıdır. 

  • Yabancı mahkeme Kararına İtiraz edilmemiş olmalıdır.

  • Dürüstlük kurallarına aykırı davranılmamalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararının Karşı tarafa tebliğ ve itirazı varsa incelenmelidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NE KADAR SÜRER
  • Yurtdışında ( Almanya, İngiltere , Fransa ) yabancı bir mahkemeden alınmış boşanma kararının Türkiye’de Türk Mahkemeleri tarafından tanınmasında TEBLİGAT en çok zaman alan konulardandır.

  • Tanıma ve Tenfiz Davasında Karşı Davalı tarafın yurtdışında olması nedeniyle yurtdışına tebligat 3-4 ay süre almaktadır. Dava içerisinde de karşı tarafa 2 kez tebligat yapılması gerekmektedir.

  • Tebligatın uzun zaman almamasının çözümü ise tarafların her ikisinin de Türkiye’den ayrı birerer avukata vekaletname vermesidir.Tebligatların vekil sıfatıyla avukata yapılacağından yurtdışına tebligat yapılmasına gerek kalmayacak, dava kısa sürede sonuçlanacaktır. Bu durumda dava bir ayın içerisinde veya daha kısa sürede sonuçlanacaktır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?
  • Yurtdışında bulunan mahkeme , karar verirken, aleyhinde tenfiz istenen kişiyi , usulune uygun şekilde dinlenmemiş , çağrılmamış, kendisine savunma hakkı verilmemiş ise, tenfiz davası esnasında aleyhinde tenfiz istenen kişi bu duruma itiraz ederse davanın reddine karar verilir.

  • Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi için yabancı mahkeme tarafından usulune uygun savunma hakkının verilmiş olması gerekir.Tanımada böyle bir şart yoktur.

  • Tanıma ve Tenfiz yapılması için Türkiye Cumhuriyeti ile , tenfiz edilecek mahkeme kararının verildiği ülke arasında Tenfiz yapılabilmesi için yurtdışında kararın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki karşılıklılık anlaşması veya sözleşme gereklidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AVUKAT VE VEKALET BİLGİLERİ

Avukat İlkay UYAR KABA
Ankara Barosu Baro Sicili:18613
Adres: Strazburg Caddesi Kat:3 No:10/9-10-11-12  Sıhhıye Çankaya/ANKARA
Maltepe Vergi Dairesi T.C:1384005876

 

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

1. AVUKAT İLKAY UYAR KABA

2. AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN

3. AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR

5. AVUKAT BURCU YETİOĞLU

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/5/tanima-ve-tenfiz” target=”_blank”>tanıma ve tenfiz

Tanıma Ve Tenfiz Davası

tanıma ve tenfiz davası ile ilgili konu başlıkları, tanıma ve tenfiz davası, tanıma ve tenfiz davası nasıl açılır, tanıma ve tenfiz davası nasıl görülür, Yurtdışında Boşanmanın Türkiyede Tanınması, Tanıma Ve Tenfiz Davası, Tanıma Ve Tenfiz Dilekçe Örneği, Tanıma Ve Tenfiz Arasındaki Fark, Tanıma Ve Tenfiz Davası İçin Belgeler, Tanıma Ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer, Tanıma Ve Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler, Tanıma Ve Tenfiz Davası İlkay hukuk bürosu avukatları avukatı Ankara. 'Kanun düzendir, en iyi kanun en iyi düzendir.” Aristo

TANIMA VE TENFİZ DAVASI

Yurtdışında Boşanma ve Ayrılık davaları ile ilgili aşağıda geniş olarak anlatılmıştır. Türkiyede açılacak Tanıma ve Tenfiz Davası ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.

TANIMA DAVASI
  • Yabancı bir mahkeme kararının, boşanmanın tanınması, onun Türkiye' de geçerli hale gelmesi anlamına gelir. Tanınmamış yabancı mahkeme kararı, her hangi bir davada ispat aracı olmaktan öteye geçemez yani Türkiye' de bir geçerliliği olmaz.

  • Türkiyede açılarak alınan Tanıma kararı, boşanmanın nüfus kayıtlarına bekar olarak işlenmesi için yeterlidir.

TENFİZ DAVASI
  • Yabancı boşanma kararlarının tenfiz edilmesi ancak usulüne uygun biçimde açılmış bir dava varsa olanaklıdır. Başka bir anlatımla dava olmadan tenfiz kararıda verilemez.

  • Yabancı ülkeden örneğin Almanya, Fransa, Mahkeme boşanma kararının tenfizi istenmesi durumunda, icra edilebilirliği anlamına gelmektedir. Kararda icrası mümkün olan hükümlerin icrası için gereklidir (Velayet, Nafaka v.b). Boşanma kararında bu anlamda istenen sadece boşanma kararının Türk Nüfusu' na geçirilmesi ise tenfiz davasına  gerek olmayıp, tanıma davası ile de bu mümkündür.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI İLE İLGİLİ SORULAR

YURTDIŞINDA BOŞANMIŞ BİR KİŞİ TÜRKİYEDE BOŞANMIŞ SAYILIR MI

Yurtdışında boşanmış bir kişinin Türkiyede boşanmış sayılmaz.  Yurtdışında alınan boşanma kararının geçerli olması  ancak bu konuda tanıma ve tenfiz davası açılması mümkündür. Yani yurtdışında boşanmış bir kişi Türk Mahkemelerinde tanıma ve tenfiz davası açmadığı sürece Yurtdışından aldığı boşanma kararı ile  boşanmış sayılmaz ve Türk nüfus kayıtlarında hala evli olarak gözükür. Tanıma, özetle kararın Türkiye’de geçerliliğinin kabulü; tenfiz ise kararın icra edilebilirliğini anlamını taşımaktadır.

BOŞANMANIN TÜRKİYE’DE GEÇERLİ OLMASI İÇİN HANGİ DAVA AÇILIR

Yurtdışında  boşanma kararı verilen eşlerin Türkiye’de de boşanmış sayılabilmesi için yabancı mahkeme kararının tanınmasına yönelik Türkiyede tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Bazı ülkelerde Belediyelerce veya Valilikçe boşanma kararı veriliyorsa da Türkiye’de geçerli bir boşanmanın yapılması yabancı ülke mahkemelerince verilmiş olan karara bağlıdır. Kararda ayrıca apostille şerhi bulunmalı ve kararın kesinleştiği tarih ayrı bir belgede (ki bu belgede de apostille şerhi olmalı) ya da kararda belirtilmelidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR

Tanıma Ve Tenfiz Davası, karşı davalının ikametgâhı mahkemesinde ikametgâhı yok ise Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesinde açılır. Adreside bulunmuyorsa  Ankara, İstanbul, İzmir Aile Mahkemesi’nde (Aile Mahkemesi’ nin bulunmadığı durumda Aile Mahkemesi sıfatını haiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nde) açılır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AÇILMASI İÇİN BELLİ BİR SÜRE VAR MIDIR

Tanıma ve tenfiz davası 10 yıllık zamanaşımına tabiidir; ancak karşı tarafça itiraz edilmediği sürece hâkim tarafından re ’sen değerlendirilmez.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NE KADAR SÜRER

Tanıma ve Tenfiz Davasında  en büyük sorun tebligat işlemlerinin yapılmasının zor ve uzun sürmesidir. Yurtdışında boşanmış olan kişi genelde eski eşiyle görüşmemekte ve bu da öncelikle eşin doğru adresinin tespitinde sorun oluşturmaktadır. Bununla birlikte yurtdışı tebligatları Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yapıldığından bürokrasi nedenlerle 1 tebligat 2-3 ay sürmektedir. Tanıma ve tenfiz davasında ise en az 2 tebligat yapılması gerekmektedir. Tebligat süreci nedeniyle tanıme ve tenfiz 1 yıla kadar uzamasına neden olmaktadır.

Tanıma ve tenfiz davasının en kısa sürede çözüme ulaştırılması eski eşin başka bir avukata vekâlet vermesine yahut Türkiye’de geçerli bir tebligat adresinin olmasına bağlıdır. Şayet eski eş de davayı kabul için Türkiye’de başka bir avukata vekâlet verirse yahut Türkiye’de geçerli adresine tebligat yapılabilirse davanın sonuçlanması Mahkemelere göre değişmekle birlikte maksimum 2-3 ay da tamamlanmaktadır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NASIL İSPATLANIR

Yabancı mahkeme kararı ve kararın kesinleştiğini gösterir belge asılları; bu belgelerin yeminli tercümanca yapılmış ve noter yahut konsoloslukça tasdik edilmiş çevirileriyle dava ispat edilir. Tercüme işlemleri Türkiye’de noter anlaşmalı tercüman ile yapılabileceği gibi yabancı ülkede de Konsolosluk aracılığıyla yapılabilir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR
  • Yurtdışı Boşanma Kararı için açılacak davalarda; Tanıma ve tenfiz davası taraflar itiraz etmedikçe heryer Aile mahkemelerinde göürlebilir. Aksi halde  davacının Türkiye' deki kametgahında göürlür.

  • Davacının ya da davalının Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Sakin olduğu yer mevcut değilse ANKARA, İstanbul, İzmir mahkemelerinden herhangi birinde dava açılabilir. 

Yurtdışında Boşanmanın Türkiyede Tanınması

TANIMA VE TENFİZ DAVASI DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
  • Tanıma ve Tenfiz isteminde bulunmak için, eşlerden biri tarafından verilen dilekçe ile dava açılır.

  • Tanıma ve Tenfiz isteyen taraf ile, karşı tarafın ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyad ve adresleri dilekçenin başlık kısımlarına yazılır.

  • Tanıma ve Tenfiz konusu hükmün hangi devlet (Almanya, fransa, hollanda, abd) mahkemesinden verilmiş olduğu belirtilerek, mahkemenin adı ile ilamın tarih ve numarası ve hüküm özeti yazılır.

  • Tanıma ve Tenfiz davasında hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu talep bölümünde belirtilir.

  • Tanıma ve Tenfiz dava dilekçesine yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği, ve onanmış tercümesi (Genel olarak dava açılırken avukat tarafından noterce yapılır)

  • İlamın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI İÇİN GEREKLİ BELGELER
  • Yabancı Mahkeme İlamının aslı veya Örneği,

  • Yabancı mahkeme İlamının Apostille Şerhi olmalıdır.

  • Yabancı Mahkeme İlamının Onanmış Tercümesi (Noter veya Konsolosluk Onayı Olmalı)

  • Yabancı Mahkeme İlamının kesinleştiğini gösteren onanmış yazı ve belge.

  • Yabancı Mahkeme İlamının kesinleştiğini gösteren onanmış yazı ve belgenin Tercümesi.

TANIMA VE TENFİZ DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR
  • Yabancı mahkeme Kararı bulunmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Kesinleşmiş olmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Apostille Şerhi olmalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararı Kamu Düzenine Aykırı olmamalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararında karşılıklılık bulunmalıdır. 

  • Yabancı mahkeme Kararına İtiraz edilmemiş olmalıdır.

  • Dürüstlük kurallarına aykırı davranılmamalıdır.

  • Yabancı mahkeme Kararının Karşı tarafa tebliğ ve itirazı varsa incelenmelidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI NE KADAR SÜRER
  • Yurtdışında ( Almanya, İngiltere , Fransa ) yabancı bir mahkemeden alınmış boşanma kararının Türkiye’de Türk Mahkemeleri tarafından tanınmasında TEBLİGAT en çok zaman alan konulardandır.

  • Tanıma ve Tenfiz Davasında Karşı Davalı tarafın yurtdışında olması nedeniyle yurtdışına tebligat 3-4 ay süre almaktadır. Dava içerisinde de karşı tarafa 2 kez tebligat yapılması gerekmektedir.

  • Tebligatın uzun zaman almamasının çözümü ise tarafların her ikisinin de Türkiye’den ayrı birerer avukata vekaletname vermesidir.Tebligatların vekil sıfatıyla avukata yapılacağından yurtdışına tebligat yapılmasına gerek kalmayacak, dava kısa sürede sonuçlanacaktır. Bu durumda dava bir ayın içerisinde veya daha kısa sürede sonuçlanacaktır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?
  • Yurtdışında bulunan mahkeme , karar verirken, aleyhinde tenfiz istenen kişiyi , usulune uygun şekilde dinlenmemiş , çağrılmamış, kendisine savunma hakkı verilmemiş ise, tenfiz davası esnasında aleyhinde tenfiz istenen kişi bu duruma itiraz ederse davanın reddine karar verilir.

  • Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tenfizi için yabancı mahkeme tarafından usulune uygun savunma hakkının verilmiş olması gerekir.Tanımada böyle bir şart yoktur.

  • Tanıma ve Tenfiz yapılması için Türkiye Cumhuriyeti ile , tenfiz edilecek mahkeme kararının verildiği ülke arasında Tenfiz yapılabilmesi için yurtdışında kararın verildiği ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hukuki karşılıklılık anlaşması veya sözleşme gereklidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AVUKAT VE VEKALET BİLGİLERİ

Avukat İlkay UYAR KABA
Ankara Barosu Baro Sicili:18613
Adres: Strazburg Caddesi Kat:3 No:10/9-10-11-12  Sıhhıye Çankaya/ANKARA
Maltepe Vergi Dairesi T.C:1384005876

 

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

1. AVUKAT İLKAY UYAR KABA

2. AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN

3. AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR

5. AVUKAT BURCU YETİOĞLU

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/5/tanima-ve-tenfiz

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

dosya masrafı iadesi

dosya masrafı iadesi

Dosya Masrafı İadesi

dosya masrafı iadesi ile ilgili diğer konu başlıkları, dosya masrafı iadesi, dosya masrafı iadesi için tüketici hakem heyetine nasıl başvurulur, dosya masrafı iadesi için tüketici mahkemesine dava nasıl açılır, dosya masrafı iadesi nasıl yapılır, dosya masrafı iadesi avukat, konut kredisi dosya masrafı iadesi, tüketici kredisi dosya masrafı iadesi, dosya masrafı iadesi alan varmı, dosya masrafı iadesi dilekçe örneği, dosya masrafı iadesi dilekçesi, dosya masrafı iadesi mahkeme kararı, dosya masrafı iadesi nasıl alınır, dosya masrafı iadesi emsal karar, dosya masrafı iadesi yargıtay kararı, dosya masrafı iadesi için dilekçe nasıl yazılır, dosya masrafı iadesi dilekçe, dosya masrafı iadesi müracaat için yasal sınır ve limiti, dosya masrafı iadesi, ilkay hukuk bürosu avukatları ankara.

DOSYA MASRAFI İADESİ

GENEL BİLGİLER

DOSYA MASRAFI İADESİ

Dosya masrafı iadesi ile ilgili olarak, tüketicilerin bilinçlenmesi, günümüz şartlarında tüketicilerin bankalardan yoğun kredi çekmesi sonucu, bankaların tüketicilerden çeşitli adlar altında dosya masrafı almaktadır. Dosya Masrafı İadesi ile ilgili olarak haksız kesilen bu kesintilerin geri alınması için bir çok dava ve icra takibi açıldı. Tüm açılan Dosya Masrafı İadesi ile ilgili davalarda gerek yerel mahkemeler, gerekse yargıtayın almış olduğu kararlarda kesintilerin haksız olduğu ve kesilen Dosya Masrafı İadesi tüketiciye verilmesine yönelik kararlar verilmiştir.

DOSYA MASRAFI İADESİ İÇİN NERELERE BAŞVURU YAPILIR

Dosya Masrafı İadesi gerek görsel gerekse yazılı basında sıkça duyulması üzerine Tüketiciler Bankalardan çekmiş olduğu, ihtiyaç kredisi, tüketici kredisi, araç kredisi, konut kredisi adı altında verilen ve kredilerden alınan dosya masrafı , hayat sigortası, ipotek fekki, ekspertiz ücreti, erken kapama ücreti svs. kesintileri banka sizinle müzakere etmeden alınmayacağını verilen yargı kararları ile artık ortadan kalkmıştır. Bankaca kesilen Dosya Masrafı İadesi için Tüketicinin izleyeceği yolları aşağıda anlattık. Tüketici bankalardan çekmiş olduğu kredi Dosya Masrafı İadesi için 2.300 TL ye kadar olan kısım için ilçe tüketici hakem heyetine, 2.300 TL ile 3.300 TL ye kadar olan kısım için il tüketici hakem heyetine, 3.300 TL nin üstü içinde Tüketici Mahkemesine dava açabilirler. 

Dosya Masrafı İadesi için Tüketici Hakem Heyetlerine usulüne uygun dilekçe yazarak başvuru yapar. Tüketici Hakem heyeti Başvuru dilekçesine ayrıca bankadan çekilen dosya masraflarını gösterir dekontlar, kredi sözleşmesi, hesap dökümü gibi evraklarıda dilekçeye eklenmelidir. Konut kredisi dosya masraflarında olan ekspertiz ücreti de talep edilmeli, bankanın karşı cevabına göre hakem heyeti kararını vermektedir. Çünkü ekspertiz ücretinin alması için dışardan başka birşirkete ekspertiz işleminin yaptırmaması gerekmektedir.

Dosya Masrafı İadesi için Tüketici Hakem heyetinin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Yani Tüketici Hakem heyeti kararları İlamlı İcra Takibi olarak işlem yapılabilir. Ayrıca taraflar Tüketici Hakem heyeti kararlarlarına karşı  (15) onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.Ayrıca belirli parasal değer üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir

DOSYA MASRAFI İADESİ İÇİN İLÇE TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNE BAŞVURU YAPABİLİRSİNİZ

Dosya Masrafı İadesi için tüketici sorunları hakem heyetine başvuru limiti ve sınırı 2015 için; değeri 2.300 (iki bin üçyüz) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, tüketici başvuru yapabilir.

DOSYA MASRAFI İADESİ İÇİN İL TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNE BAŞVURU YAPABİLİRSİNİZ

Dosya Masrafı İadesi için tüketici sorunları hakem heyetine başvuru limiti ve sınırı 2015 için; değeri 3.300 (üç bin üç yüz) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise (2.300- 3.300 TL) iki bin üçyüz Türk Lirası ile üç bin iki yüz Türk Lirası  arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.

DOSYA MASRAFI İADESİ İÇİN İL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE BAŞVURU YAPABİLİRSİNİZ

Dosya Masrafı İadesi için tüketici, 3.300 Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici mahkemelerine dosya masraflarının iadesi için başvuru yapabilirler.

DOSYA MASRAFI İADESİ İÇİN AVUKAT İLE BAŞVURU NASIL YAPILIR

Dosya Masrafı İadesi için, Tüketici genel dava ve icra takibi için yetkilendireceği bağlı bulunduğu baroda kayıdı bulunan avukata vekaletname vermesi durumunda, Avukat tüm işlemler için başvuruyu tüketici adına yapabilir. Tüketicinin yetkilendirdiği avukat, 2.300 TL' nin altındaysa ilçe Tüketici hakem heyetine, 3.300 TL' nin altındaysa ilçe İl Tüketici hakem heyetine dosya masraflarının iadesi için başvuru yapabilir. Dosya masrafı 3.300 Tl'nin üzerinde ise avukat tüketici adına Tüketici mahkemelerine dava açabilir.

Bu dava ve başvuruların dışında tüketici bu yatığı başvuru ve alınan tüketici hakem heyetlerinin kararı için Karşı dava açması durumunda da yetkilendirdiği vekalet ile Tüketici adına savunma ve davanın reddini isteyebilir.

DOSYA MASRAFI İADESİ AVUKAT

Banka Kredisi çekerken tüketiciden alınan dosya masrafı iadesi için Tüketici kendisi Tüketici hakem heyetlerine ve Tüketici mahkemelerine başvuracağı gibi, kendisini bulunduğu ilde baroya kayıtlı avukata noterden vekalet vermek suretiyle tüm işlemlerini dosya masrafı iadesi için avukat ile müracat ve icra takibi adına yapılır. Telefon ile yapılan kendisini avukat olarak tanıtan kişilere asla itibar etmeyiniz. Evrakları ve vekaletinizi mutlaka avukat bürosuna giderek vermenizi tavsiye ederiz.


İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

1. AVUKAT İLKAY UYAR KABA

2. AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN

3. AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR

4. AVUKAT KÜBRA GÜNEŞLİ

5. AVUKAT BURCU YETİOĞLU

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/241/dosya-masrafi-iadesi

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

iş kazası tazminat

iş kazası tazminat

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

iş kazası tazminat davası nasıl açılır, iş kazası davası nasıl açılır, iş kazası tazminat davası, iş kazası tazminat hesaplama, iş kazası dilekçe örneği, iş kazası manevi tazminat, iş kazası tazminat davası yetkili mahkeme, iş kazası tazminat davası dilekçesi, iş kazası tazminat davası nasıl açılır, iş kazası tazminat davası zamanaşımı, iş kazası İlkay hukuk bürosu avukatları ankara.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI NASIL AÇILIR

İŞ KAZASI TAZMİNAT GENEL OLARAK

İşveren işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak , elverişli şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu gibi, makinelerin kullanılmasında doğacak tehlikelerden ve bu hususta önceden  alınabilecek tedbirlerden işçileri uygun bir şekilde haberdar etmek zorundadır. Bu karşılık da işçiler de, iş sağlığı ve iş güvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlü tutulmuştur.

Kural olarak işçinin uğradığı maddi zararın sosyal sigortalar kurumunca karşılanması gerekir. Bu nedenle işveren ancak işçi veya yakınlarının SSK’ca karşılanmayan zararları ödemek zorundadır. Öte yandan, iş kazası veya meslek hastalığından dolayı zarar uğrayan işçi işveren ve diğer sorumlulardan manevi tazminat isteyebilir.

İŞ KAZASI TANIMI NEDİR

Borçlar Hukuku anlamında kaza, borçlunun kusuruna dayanmayan, dıştan gelen, öngörülmeyen ve kaçınılmaz bir olay olduğundan, borçluyu borcundan kurtarmaktadır.

 İş Hukuku anlamında ise  işçinin işverenin otoritesi altında bulduğu sırada ya iş görürken yada gördüğü iş dolayısıyla, dış sebeple ve aniden meydana gelen bir olay sonucu uğradığı bir kaza iş kazası olarak nitelendirilebilir.

506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 11/A maddesinde ise; iş kazası aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVALARINDA KUSURUN BELİRLENMESİ

İş kazasının oluşumunda işverenin sorumlu olması için kusurlu olduğunun belirlenmesi gerekir. Her ne kadar işverenin işçi veya hak sahiplerinin sigortaca karşılanmayan zararlardan hiçbir kusuru olmasa ve olay kaçınılmaz da bulunsa sorumlu olacağı görüşü Yargıtay Genel Kurulunca görüş olarak kabul edilmiş ise de bu durumda işverenin kusurlu olduğu durumlarda ki gibi zararın tamamından sorumlu tutmanın hak ve nasafet kurallarına da aykırı olacağından Borçlar Kanunun Mad.43 e göre hakimin tazminatı indirebileceğini benimsemiştir.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI NASIL AÇILIR

İş kazasından doğan tazminat davalarını zarara uğrayan işçi açabilir. Şayet işçi ölmüş ise bu takdirde onun desteğinden yoksun kalanlar zararlarının tazminini işveren ve zarara sebep olanlardan isteyebilirler. Kuarl olarak işverenden maddi tazminat ve Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilirler. Bu konuda iş kazası tazminat davası açabilirler.

İşçinin vücut bütünlüğünün ihlali halinde Borçlar Kanunun Mad.46/1 maddesine göre masraflar, çalışma iktidarının kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararların tazmini gerekir. Tedavi giderlerinin de karşılanması tazminatın içerisinde nitelendirilmelidir.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI NASIL GÖRÜLÜR

İş kazasında kazanın olduğu veya soruşturmayı yapan sigorta müdürlüğünden kaza tahkikat evrakı getirtilir. İş Kazası ile ilgili olarak uzman bilirkişilerden (Teknik) kusur raporu alınır. Tespit edilen kusur oranında işverenin kusuru varsa tazminat hükmedirler. Eğer kusuru yoksa dava red olunur. Olay kaçınılmaz etkenler sonucu oluşmuşsa bu takdirde zararın üte ikisi işverendeymişçesine müterafik kusur olarak üçte birlik kısım hesaplanan tazminattan indirilir.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVA DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR

İş kazası tazminat Dava dilekçesi ana başlıklar altında şu şekilde yazılır; Mahkemenin adı,  Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,  Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,  Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,  Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri,  Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,  İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği,  Dayanılan hukuki sebepler,  Açık bir şekilde talep sonucu,  Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.

İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI

                Meydana gelebilecek olan iş kazaları sonucunda işverenler hukuksal olarak 3 farklı iş kazası tazminat davası ile karşı karşıya kalabilirler. Bu davalar kazayı yaşayan işçinin işverenden isteyebileceği maddi ve manevi tazminatlar ile Sosyal Sigortalar kurumunun kaza yaşayan işçiye yaptığı harcamaları işverenden talep etmek için açtığı rücu davalarıdır. Özel hukuk kapsamına göre işverenler, işletme içerisinde çalışanlarının güvenliğini sağlayacak önlemleri almakla yükümlüdürler. İş kazası tazminat davası arasında kazanın yaşanmasında sorumluluğu olan işveren rücu tazminatı davası, manevi tazminat davası ve maddi tazminat davası ile karşı karşıya gelebilir.

                İş kazası tazminat davası arasında bulunan rücu tazminatı Sosyal Sigortalar kurumunun kaza yaşayan işçi için yaptığı yardımları işverenden geri alabilmek için açtığı bir davadır. Eğer işveren ya da 3. Şahıslar yaşanan kazadan sorumluysa Sosyal Sigortalar kurumu yapılan ödemeleri bu kişilerden geri talep eder. İş kazası sonucunda yaralanan işçiye SSK her türlü tedavi giderleri için yardımda bulunur. İşçinin çalışamadığı dönemler için uğradığı zarara karşı bir miktar ödeme yapar. İşçinin iş kazası sebebiyle ölümü sonucunda işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler belirli bir gelire bağlanmaktadır. SSK tarafından yapılan harcamalar işverenin ve 3. Kişilerin kusur oranlarına göre iş kazaları tazminat davaları arasında bulunan rücu tazminatı davasıyla sorumlu kişilerden talep edilir.

                Manevi tazminat davalarında ise iş kazası yaşayan ve yaşadığı kaza nedeniyle fiziki bir zarara uğrayan işçiye ya da hayatını kaybeden işçi yakınlarının yaşadığı acı, keder, üzüntü, öfke gibi ıstırapların bir nebzede olsa karşılanabilmesi için ölen kişinin yakınlarına sorumlu kişi veya kurumlar tarafından hakimin belirlediği bir miktarda para ödemesi yapılır.

                İş kazası tazminat davası arasında son olarak ise maddi tazminat davaları bulunmaktadır. Maddi tazminat davaları İş göremezlik tazminatı ve destekten yoksunluk tazminatı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Çalışan kişinin işyerinde yaşadığı bir kaza ya da işi sebebiyle sahip olduğu bir rahatsızlık yüzünden mesleğinden kazanma oranı % 10 oranında ve daha fazla azalırsa SSK çalışana sürekli olarak devam etmek üzere iş göremezlik geliri bağlar. Fakat SSK tarafından işçiye bağlanan iş göremezlik geliri yıllık gelirinin % 70’ini oluşturmaktadır. Bu nedenle işçinin uğradığı zarar tamamen telafi edilememektedir. Yaşadığı iş kazası nedeniyle iş görme durumu azalan veya hiç çalışamayan işçi, yaşadığı kazadan sorumlu olan kişi ve kurumlara iş kazası tazminat davaları arasında bulunan İş göremezlik tazminat davası açarak zararının SSK tarafından ödenmeyen kısmını talep edebilir.

                Eğer iş kazası yaşayan işçi, bu kaza yüzünden hayatını kaybetmişse, ölen kişinin yakınları sorumlu olan kişi ve kurumlara destekten yoksunluk tazminatı alabilmek için dava açabilir. Mirasçılar ölen kişinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıkları için uğrayacakları zararları kişinin ölümünden sorumlu olan kişi ve kurumlara dava açabilir ve geçmiş ile geleceğe yönelik zararlarının karşılanmasını talep edebilirler. İş kazası tazminat davaları sürecinde tazminat miktarı belirlenirken ölen kişinin herhangi bir kusuru varsa bu kusur belirlenen tazminat tutarından düşürülmektedir.

                İş kazası tazminat davaları işyerinde işverenin sorumsuzluğu sebebiyle çalışan kişinin başına herhangi bir kaza gelmesi durumunda yaralanan işçinin zararlarını karşılamak amacıyla işçi tarafından sorumlu kişi ve kurumlara açılabilmektedir. SSK da rücu tazminatı davası ile yaralanan işçi için yaptığı tüm harcamaları sorumlu olan kurum ve kişilerden talep eder. Ancak ülkemizde işverenlerin çalışma ortamlarında gerekli güvenliği sağlamasının teşviki için gerekli çalışmalar yapılmakta, iş kazası tazminat davaları açılma oranı düşürülmek istenmektedir. 

 

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

AVUKAT İLKAY UYAR KABA

AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN

AVUKAT KÜBRA GÜNEŞLİ

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/39/is-kazasi-tazminat-davasi-nasil-acilir

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

trafik kazası tazminat

trafik kazası sonucu açılacak tazminat davası, yaralamalı trafik kazası tazminat, trafik kazası sonucu manevi tazminat, trafik kazasi tazminat, trafik kazasi tazminati, manevi tazminat davası, trafik kazası tazminat davası zamanaşımı, trafik kazası sonrası tazminat davası, trafik kazalarında tazminat davaları, trafik kazalarında tazminat davalarında yetkili mahkeme, trafik kazalarında tazminat davası açma süresi, trafik kazası maddi tazminat, trafik kazası manevi tazminat, trafik kazası maddi manevi tazminat, trafik kazası destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazası davaları, trafik kazası tazminat hukuku, ilkay hukuk bürosu avukatları ankara.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVALARI

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVALARININDA YETKİ

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU – Görevli ve Yetkili Mahkeme : Madde 110 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 19.01.2011 RG NO: 27820 KANUN NO: 6099/14) (KOD 1) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVALARINDA B.K MADDELERİ

1. Mesuliyet şeraiti : Madde 41 – Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.

2. Tazminat miktarının tayini : Madde 43 – Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eyler. Zarar ve ziyan irad şeklinde tayin olunduğu takdirde borçludan icabeden teminat alınır.

3. Manevi tazminat : Madde 47 – Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.

4.  Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet : Madde 53 – Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.

Trafik Kazası Tazminat Davaları

Dünyada ve ülkemizde, engellenmesi en zor ve en büyük sorunlardan biri de trafik kazalarıdır. Bir örnek vermek gerekirse, ülkemizde, trafik kazalarından kaynaklı yaşanan can kayıplarının sayısı, terör olaylarından kaynaklı can kayıplarının çok üstündedir. Malesef sorun git gide büyümekte ve alınan onca önlem sorunu azaltmaya yetmemektedir. Ülkemizde son 10 yılda yaşanan trafik kazaları 90 binden fazla olmakla birlikte %279 oranında artış göstermiştir.

Trafik kazaları en çok aşırı hız, alkollü araç kullanma, dikkatsizlik ve kurallara uymama vb. sebeplerden kaynaklı doğmaktadır. Mağdurlar açısından, hukuksal olarak, trafik kazası tazminat davası açmak hakkı doğmaktadır. Bir çok mağdur aile veya kişi, yaşadığı yoğun manevi sıkıntılardan kaynaklı haklarını unutmakta ve bu da yasaların caydırıcı özelliğinin kullanılabilmesini olumsuz yönde etkilemektedir.

Trafik kazası tazminat davası, maddi ve manevi olmak üzere iki biçimde açılabilinir. Bu noktada mağdur olan kişi veya kişilerin hayatta olup olmadığına göre iki farklı yasal prosedür devreye girmektedir. Trafik kazası yaşayan mağdur kişi sağ ve yaralannmış ise Borçlar Kanunu madde 41, 45 ve 47 çerçevesinde direkt olarak dava açma hakkına sahiptir. Ancak esas üzücü olanı gibi bir ölüm durumu söz konusuysa ölen kişi veya kişilerin; ailesi, akrabaları, evli veya nişanlı olduğu kişi veya yükümlülüğü altındaki kişiler, hukuka başvurarak maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptirler. Şayet mağdur kişi veya kişiler ölmeden önce herhangi bir tazminat davası açmışlar ise yine bu kişiler, davayı sürdürme hakkına sahiptirler. Belirtmek gerekir ki trafik kazalarında yaralananların sayısı da oldukça fazladır.

Elbette genel olarak, dava açma hakkı olanların bu konuda profesyonal bir hukuk desteği almaları, özellikle trafik kazası tazminat davası söz konusu olduğunda oldukça gerekli gözükmektedir. Bunun sebebi, tazminat davalarının, genel olarak mağdur olan kişiler açısından bir belirsizlik hali olmadan ve net bir şekilde yürütülmesi gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Örneğin profesyonal yardım ile davanın kısmi tazminat davası mı olacağı, davaya konu olan araçtan yükümlü sigorta şirketi varsa davaya dahil edilip edilmeyeceği, maddi veya manevi zararın ayrı ayrı hangi belgelerle belgeleneceği ve hangi sözlü anlatımlarla ifade edileceği gibi konularda alınan kararların hukuka uygun olması, davanın sonucu açısından hayati önem taşımaktadır.

En önemli noktalardan biri ise kazalar sonucu yaşanan acılar ve üzüntülerden kaynaklı dava açılma süresinin malesef zaman aşımına uğramasıdır. Bu noktada belirtmek gerekir ki traik kazasında mağdur olan kişi veya yakınlarının, olayı öğrendikleri andan itibaren 1 yıl içerisinde dava açmaları gerekmektedir. 1 yılı geçen bir süre sonucu dava açılmadıysa, dava zamanaşımına uğramaktadır. Eğer olay öğrenilmemiş ise bu süre 10 yıla uzamakta ancak 10 yıl sonra bu süre de zaman aşımına uğramaktadır.

Trafik kazası tazminat davası, trafik kazasından doğan mağduriyetin niteliğine göre içerik olarak değişmektedir. Örneğin mağdurun yaşamını yitirmesi durumunda, mirasçılarının ölümden kaynaklı “destekten yoksun kalma” sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklıdır. Şayet mağdur kişi yaralanmış veya sakatlanmış ise tedavi masraflarının karşılanması, işten geri kalma dolayısıyla doğan zararın talebi veya sakatlık sonucu doğan zararın talebi gibi maddi tazminat talebi ile  birlikte ayrıca manevi tazminat talebi ile de dava açma hakına sahiptir.

Şüphesiz hiç bir zaman yaşanması istenilmemekle birlikte, her şeye rağmen mağduriyetten kaynaklı doğan hukuksal hakların kesinlikle kullanılması gerektiği, hukukçular tarafından özellikle belirtilmektedir. Yine belirtmek gerekir ki bu tip davaların ayrıntılı ve spesifik yapılarından kaynaklı kesinlikle profesyonel hukuk yardımı alınarak açılması gerektiği de ayrıca vurgulanmaktadır.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVALARI YARGITAY KARARLARI

1. T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2013/6888 Karar: 2013/10145 Karar Tarihi: 27.06.2013

KONU : TAZMİNAT DAVASI – TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLANAN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI – DAVALI SÜRÜCÜNÜN KAZANIN OLUŞUMUNDA KUSURSUZ OLDUĞU – CEZA MAHKEMESİ KARARININ HUKUK HAKİMİNİ BAĞLAYACAĞI – CEZA DAVASININ SONUCU BEKLENEREK BİR KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğuna ilişkin tespiti yönünden, ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, 818 sayılı BK’nın 53 üncü maddesi uyarınca, davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğuna ilişkin tespiti yönünden, ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2.  T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2013/5199 Karar: 2013/10140 Karar Tarihi: 27.06.2013

KONU : TAZMİNAT DAVASI – ARAÇTA YOLCU OLARAK BULUNDUĞU SIRADA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA VEFAT ETTİĞİ – DESTEKTEN YOKSUNLUK ZARARININ OLUŞTUĞU KABUL EDİLEREK BU DAVACILAR YÖNÜNDEN DESTEK TAZMİNATI HESABI YAPILDIĞI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların desteği M.’in desteğinden yoksun kalanlar olarak eşi, çocukları A. ve S. için destekten yoksunluk zararının oluştuğu kabul edilerek bu davacılar yönünden destek tazminatı hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu davacılar için hesaplanan ve mahkemece kabul edilen destek tazminatı miktarı toplam …..-TL olup, poliçede yazılı kişi başına ölüm zarar teminatının ……-TL olduğu dikkate alınarak K.T.K. ilgili maddesi gereğince yapılacak hesaplamaya göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tayini gerekir.

3. T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2013/9092 Karar: 2013/10562 Karar Tarihi: 02.07.2013

KONU :TAZMİNAT DAVASI – DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI – DAVANIN YETKİSİZ MAHKEMEDE AÇILMASI NEDENİYLE SEÇME HAKKI KENDİSİNE GEÇEN DAVALININ SEÇME HAKKINI ŞİRKET İKAMETGAH MERKEZİ MAHKEMELERİNİN YETKİLİ OLDUĞUNU BELİRTEREK KULLANDIĞI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı zarar veren aracın trafik sigortacısıdır. Davalı I… Sigorta A.Ş.’nin merkezinin Ü. İ. olduğu, davaya konu trafik kazasının ise A…’da (B… Adliyesi yetki sınırı dahilinde) meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle seçme hakkı kendisine geçen davalı seçme hakkını şirket ikametgah merkezi olan Ü. İ. Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek kullanmıştır. Mahkemece, seçme hakkı kendisine geçen davalının usulüne uygun yaptığı yetki itirazının değerlendirilmesi gerekir.

4. T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2013/5398 Karar: 2013/10130 Karar Tarihi: 27.06.2013

KONU : TAZMİNAT DAVASI – DAVALI TARAFIN TRAFİK SİGORTASI ŞİRKETİ TARAFINDAN DAVA AÇILMADAN ÖNCE ÖDENEN POLİÇE LİMİTİNİN MAHSUBUYLA BAKİYE BORCUN TAZMİNATTAN DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLULUĞUNA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Mahkemece; …… TL zarardan, davalı tarafın trafik sigortası şirketi tarafından dava açılmadan önce ödenen …….. TL poliçe limitinin mahsubuyla bakiye ….. TL tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken ZMSS ödemesi indirilmeden …… TL tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

5. T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2012/7886 Karar: 2013/9973 Karar Tarihi: 25.06.2013

KONU : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI – MADDİ HASARLI VE ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI – DESTEK PAYINA DAİR ORANIN ESASEN DOSYA KAPSAMINA GÖRE FAZLA OLDUĞU – DESTEK YAŞASA İDİ KENDİSİNE DE EŞİ İLE EŞİT ORANDA PAY AYIRACAĞI – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Dava, maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen aktüer bilirkişi raporunda davacı eşe ait destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken davacı eşe ait payın …. olacağı varsayılarak hesaplama yapılmıştır. Destek payına dair bu oran esasen dosya kapsamına göre fazladır. Destek yaşasa idi kendisine de eşi ile eşit oranda pay ayıracağı kabul edilerek destekten yoksun kalan eş için azami … pay ayrılması düşünülerek bu paya göre hesaplanan tazminat bedeli üzerinden karar verilmesi gerekir.Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerekir. 22.6.1966 tarihli ve 7/7 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, davacı R.’nin eşi diğer davacıların babası olan İ. A.’nin vefat etmiş olduğu, davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

6. T.C. YARGITAY 17.Hukuk Dairesi

Esas:  2013/9824 Karar: 2013/9890 Karar Tarihi: 24.06.2013

KONU : TAZMİNAT DAVASI – DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI – İŞLETEN VEYA SÜRÜCÜ TAM KUSURLU OLSALAR BİLE DESTEKTEN YOKSUN KALAN TAZMİNATINDAN SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLU OLACAĞI – İŞİN ESASINA GİRİLİP SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ

ÖZET: Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm sebebiyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, <İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur>; 85/1 maddesinde, ; 85/son maddesinde ise, hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören 3. şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun 2. türü olan tehlike sorumluluğuna dair bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; A. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Kanun koyucu, 2918 Sayılı K.T.K.nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna dair bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna dair bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına dair olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun başlıklı 92. maddesinde:

Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

a-) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,

b-) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri talepler,

c-) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara dair talepler,

d-) Bu Kanunun 105. maddesinin 3. fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,

e-) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,

f-) Manevi tazminata dair talepler. hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır. Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi de, 2918 Sayılı K.T.K.’nun 92/b maddesinde yer alan <İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna> dair hükümdür. Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından sadece, tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır. Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya dair cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış, böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir. Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla birlikte, sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir.

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/19/trafik-kazasi-tazminat-davalari

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

boşanma avukatı

boşanma avukatı

Boşanma Davası Nasıl Açılır

boşanma davası nasıl açılır  boşanma davası dilekçesi  avukatsız boşanma davası nasıl açılır, boşanma davası yetkili mahkemesi, Boşanma avukatı, boşanma davası avukatı ücret tarifesi, boşanma davası nasıl açılır maliyeti, boşanma aile hukuku İlkay hukuk bürosu avukatları avukatı Ankara. 'Kanun düzendir, en iyi kanun en iyi düzendir.” Aristo

 

  • Boşanma davası öncelikle tarafların arasındaki ilişkiye, eşlerin  arasındaki evlilik birliğinin bozulmasının dayanağı olan sebeplere göre ve kanunda öngörülen şartları taşıması koşuluyla çekişmeli ve çekişmesiz boşanma davası adı altında açılabilir.

ANLAŞMALI BOŞANMANIN ŞARTLARI
  • Eğer boşanma davası anlaşmalı olarak açılacak ise TMK md 160 uyarınca şu şartları taşımalıdır:

  1. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,

  2. Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi;

  3. Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi;

  4. Tarafların boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu ile ilgili olarak bir düzenleme üzerinde anlaşmaları ve hakimin de düzenlemeyi uygun bulması​

              

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR
  • Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.

  • Boşanma davasını anlaşmalı olarak açmak istiyorsanız, bunun için bir anlaşmalı boşanma dilekçesi ve ekinde de bir anlaşma protokolünün bulunması gerekmektedir. Bu anlaşmalı boşanma protokolünde eşlerin maddi ve manevi menfaatler üzerinde hangi husularda anlaştığı anlaştığı belirtilir ve birlikte imza altına alınır. Protokolde imza altına alınan hususlar ileride çeşitli problemlere yol açabileceğinden bir avukat yardımı almanız daha sağlıklı olacaktır.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI
  • Boşanma davasının çekişmeli olarak açılabilmesi için yine TMK 161. maddesinden itibaren sayılan boşanma nedenleri; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Maddede sayılan boşanma sebepleri münhasır olarak sayıldığından boşanma sebebinizi bunlardan birine dayandırma zorunluluğunuz vardır. Evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebi ise genel boşanma sebebi sayılmaktadır.

  • Çekişmeli boşanma davasında dava açabilmek için tamamen kusursuz olmak gibi bir şart yoktur. Daha az kusurlu veya tamamen kusurlu taraf dahi boşanma davasını açabilir. Kusur oranı sadece boşanmanın feri sonuçları olan nafaka, tazminat, velayet vs. hususlarda önem taşımaktadır.

  • Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

  • Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen (kendiliğinden) alır.

  • Boşanma sebebi ispatlanmış olursa,  hâkim  boşanmaya veya ayrılığa karar verir.

  • Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.

  • Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.

  • Ayrılığa ise bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.

  • Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.

  • Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

  • Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.

  • Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce ki hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.

  • Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.

  • Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

  • Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

  • Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

  • Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

  • Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

BOŞANMA DAVASI DAVA DİLEKÇESİ
  • Tüm bu hususlar doğrultusunda taleplerinizi belirlemeniz halinde görevli aile mahkemesine gönderilmek üzere dayandırdığınız boşanma sebebine ve ferileri niteliğindeki maddi manevi tazminat velayet vb konularda isteklerinizi belirten dilekçeniz gerekçeleriyle hazırlanır ve gerekli  harç ve giderler yatırılarak tevzi bürosuna müracat edilir ve esas numarası verilerek mahkemesine gönderilir. Daha sonra ön inceleme duruşmasının yapılacağı gün ve saat size tebliğ edilir gösterdiğiniz gerekçelerinizi dayandırdığınz delillerin ve tanıklarınızn mahkemeye bildirilmesi için süre verilir. Aynı zamanda karşı tarafında sizin verdiğiniz dilekçeye yönelik cevaplarının sunulması için süre verilir. daha sonra duruşmanın yapılacağı gün ve saat tarafınıza tebliğ edilir ve yargılama aşamasına geçilir.

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

1. AVUKAT İLKAY UYAR KABA

2. AVUKAT ÖZKAN KARAASLAN

3. AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR

5. AVUKAT BURCU YETİOĞLU

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/3/bosanma-davasi-nasil-acilir

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

icra avukatı

İcra Hukuku Davası Avukatı Ankara

icra hukuku, icra davaları, iflas davaları, icra iflas davaları, icra iflas hukuku, icra iflas İlkay hukuk bürosu avukatı avukatları

İCRA HUKUKU VE İCRA DAVALARI AVUKATLIK ÜCRETLERİ

  1. İlamlı veya  İlamsız – Kambiyo Senedi Takipleri
  2. İtiraz – İtirazın kaldırılması Davaları
  3. Takibin İptali Davaları
  4. Menfi Tespit -Borçlu Olmadığının Tespiti- Davaları 5. İstirdat Davası
  5. İstihkak Davası
  6. Borçtan Kurtulma Davası
  7. İcra davaları İcra iflas davaları

YARGITAY :  İTİRAZIN İPTALİ DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETİ HAKKINDA

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas:  2013/18138 Karar: 2014/2039 Karar Tarihi: 12.02.2014

KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – TARAFLARIN KISMEN HAKLI ÇIKMASI HALİNDE HAKLILIK ORANINA GÖRE YARGILAMA GİDERLERİNİN PAYLAŞTIRILMASI GEREĞİ – YARGILAMA GİDERLERİNİN TAMAMININ DAVALI TARAFA YÜKLETİLMESİNİN HATALI OLMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: 6100 Sayılı Kanunun ilgili maddesinde hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmü gereğince, mahkemece, yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken, yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

29/12/2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, mahkemece, reddedilen kısım dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı görülmüş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

YARGITAY :  İHALENİN FESHİ İSTEMİ VE TEBLİGATIN AVUKAT VEKİLE YAPILMASI

T.C. YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas:  2013/35520 Karar: 2014/1384 Karar Tarihi: 22.01.2014

KONUSU: İHALENİN FESHİ İSTEMİ – TEBLİGATIN VEKİL TAKİP EDİLEN İŞLERDE TEBLİGATIN VEKİLE YAPILACAĞI – ASİLE TEBLİĞ YAPILMASININ USULSÜZ OLUP BU HUSUSUN BAŞLI BAŞINA İHALENİN FESHİ SEBEBİ OLUŞTURACAĞI – İHALENİN FESHİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Satış ilanın borçlunun vekiline tebliğ edilmesi gerekirken asile tebliği usulsüz olup bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkeme ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

Karar: 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41. ve HMK.nun 73 üncü maddeleri gereğince vekil takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.

YARGITAY : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİ HAKKINDA

T.C. YARGITAY 15.Hukuk Dairesi Esas:  2013/3278 Karar: 2014/7 Karar Tarihi: 06.01.2014

KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – DAVALININ HÜKÜM ÇERÇEVESİNDE TEMERRÜDE DÜŞÜRÜLDÜĞÜNE DAİR İHTARIN BULUNMADIĞI – TAKİBİN İŞLEMİŞ FAİZE İLİŞKİN KISMININ REDDİ GEREĞİ – DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİN HATALI OLMASI – KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASI

ÖZET: Olayda icra takibinden önce faize hak kazanabilmesi için Borçlar Kanununun ilgili maddesi uyarınca alacağın muaccel olmasının yanında alacaklının bir ihtar ile borçluyu temerrüde düşürmesi gereklidir. Dosya kapsamında borçlu davalının anılan hüküm çerçevesinde temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığı gibi ödeme tarihine kadar kesin vade de belirlenmiş olmadığından mahkemece takibin işlemiş faize ilişkin kısmının reddi gerekirken bu yönden de davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Davacı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 690,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 191,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

YARGITAY : ALACAK DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ HAKKINDA

T.C. YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas:  2013/25742 Karar: 2013/30381 Karar Tarihi: 24.12.2013

ALACAK DAVASI – DAVACININ MAZERET BİLDİREREK DURUŞMAYA KATILMAMASI – MAZERETİN KABULÜNE KARAR VERİLEREK DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ – DAVACI YARARINA VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ

ÖZET: Davacı vekili, mazeret bildirerek duruşmaya katılmamış, mahkemece mazeretin kabulüne karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken … TL dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.

Davacı, 800,00 TL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davanın kabulüne, 245,00 TL dilekçe yazma ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret Tarifesinin 12.maddesine göre; <(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.> Davacı vekili, mazeret bildirerek duruşmaya katılmamış, mahkemece mazeretin kabulüne karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca 440,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 245,00 TL dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.

YARGITAY : ŞİKAYET DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETİNİN TESPİTİ

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas:  2013/12917 Karar: 2013/20429 Karar Tarihi: 23.12.2013

ŞİKAYET DAVASI – İCRA MAHKEMESİNCE ÖNCELİKLE ADLARINA İCRA TAKİBİNE GEÇİLEN ALACAKLILAR İÇİN İSTENEBİLECEK VEKALET ÜCRETİ MİKTARININ BELİRLENMESİ GEREĞİ – EKSİK İNCELEME İLE HÜKÜM KURULDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: İcra Mahkemesi’nce öncelikle adlarına icra takibine geçilen alacaklılar için istenebilecek vekalet ücreti miktarı belirlenmelidir. Bilahare ilk dosya nedeniyle yapılan … TL ödeme mahsup edilmek suretiyle ikinci takipte istenebilecek miktarın gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile şikayete konu icra dosyasında mükerrer olmayan istenebilir miktar belirlenmeksizin mükerrer takip yapılmadığından bahisle şikayetin reddi isabetsizdir.

İcra takibinin dayanağı Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/217 Esas-2012/615 Karar sayılı ilamının hüküm bölümünün 11 nolu bendinde kendisini vekille temsil ettiren 12 davalının isimleri sayılarak 75.056,34 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp bu davalılara verilmesine karar verilmiştir. İlamda birden fazla davalı bulunduğundan ve müştereken müteselsilen sorumluluk söz konusu olmadığından her bir davalının isteyebileceği vekalet ücreti alacağı hükümde yer verilen 77.056,34 TL’nın davalı sayısı olan 12’ye bölünmesi ile tespit edilebilir.

 

İcra Hukuku Genel Bilgiler

Hayatta herkesin başından kötü zamanlar geçebilmektedir. Bu kötü zamanlardan bir tanesi de alınan borcun ödenemediği zamanlardır. Bu zamanlarda insanlar çok büyük sıkıntılar çekmektedir. Borcun belirtilen süre içerisinde ödenememesi karşı tarafa çeşitli haklar verilmektedir. Çünkü borç ödenmesi gereken sürede ödenmiyorsa borcu veren kişide zor duruma düşmektedir. Tabi bahsettiğimiz borçların yazılı belgeler ile desteklenmesi lazımdır. Aksi takdirde borç veren kişi herhangi bir talepte bulunamaz. Fakat eğer bir belge ile verdiğiniz borç parayı onaylıyorsanız ve ödenmesi gereken sürede paranız ödenmediyse alacaklı olarak borç verdiğiniz kişiye icra müdürlüğüne başvuruda bulunabilirsiniz.

İcra Takibi Nedir ?

İlamlı veya  İlamsız – Kambiyo Senedinden dolayı alacaklı olan kimsenin, alacağını almak için icra müdürlüklerinde başlattığı işlemlerin tümünü verilen hukuki adıdır.

Öncelikle alacağınızı karşıdaki şirket veya kişiden paranızı alamıyorsanız yapmanız gereken ilk işlem icra takibini başlatmak olmalıdır. İcra takibi, alacaklı kişinin icra müdürlüğüne giderek hukuki işlemi başlatması olarak da bilinmektedir. Bu başvuruyu yaptığınız zaman kademe kademe gelişmeler olacaktır. Bu gelişmelerden biriside hacizdir. Televizyonlardan sıkça duyduğunuz haciz kelimesi aslında icra işleminin bir parçasını oluşturmaktadır. Haciz işleminde icra müdürlüğü borçlu olan kişinin mal varlığına ve belirli haklarına el koymaktadır. Bu işlemleri başlatmanız için iyi bir avukat ile çalışmanızda fayda vardır.

Ödeme Emri Nedir – Ödeme Emri Ne Anlama Gelir !

Alacaklının talebi üzerine, İcra müdürlüğünce düzenlenerek borçluya borçla ilgili detayların bildirilerek gönderilen belgeye “ödeme emri” denir. Ödeme emrinde,  Alacaklının adı, adresi, Borçlunun adı, adresi, Borç miktarı, İşleyecek faiz oranı, Faiz başlangıç tarihi bulunmaktadır. İcraya verilen borçlunun birden mal varlığına ve haklarına birden el konulmaz. Öncelikle yasal işlemin başlatıldığına dair borçluya haber verilir. Bu haber ise eve gelen icra kâğıdı olarak da bilinmektedir. Bu kâğıtlara icra ödeme emri denir ve icra tebligat ve ödeme emri anlaşılır bir şekilde kesinlikle okumalıdır. Çünkü bu kâğıt belirli bir süreyi kapsamaktadır. Yani içerisinde yazanların geçerlilik süresi sınırlıdır. Dolayısı ile hiçbir ayrıntı gözden kaçırılmadan okunmalıdır. Tabi okuduğunuz yazıdan tam olarak bir şey anlayamıyorsanız, yani bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi değilseniz, bir icra avukatına başvurmanız gerekmektedir.

İcra işleminde son aşamalara yaklaşıldıkça görülecek durumlardan biriside icra emridir. Bu emiri alan kişinin göreceği yazılar ise alacaklı ve borçlunun ismi, adresleri, borcun toplam miktarı, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihidir. Yani bir nevi kişiye neler olacağını gösteren bir bildirgedir. Bu bildirge sizin son kez itiraz etme hakkınızdır. Eğer bir borcunuz yoksa ve kararın iptalini istiyorsanız gerekli olan belgeleri topladıktan sonra icra müdürlüğüne başvurmanız gerekmektedir. Başka bir durum ise eğer borcu kabul ediyor ve ödemek istiyorsanız da haciz işlemini durdurmak için mal beyanınızı dilekçe ile bildirmeniz gerekir.

Mal Beyanı Nedir, Mal Beyanında Bulunmaz isem Cezası Nedir ?

Mal beyanı borçlunun borcunu karşılayacak miktarda malvarlığını açıkca bildireceği bir dilekçedir. Mal beyanını 10 gün içinde icra müdürlüğüne bulunmanız zorunludur. Mal beyanında bulunmaz iseniz hapis cezası alabilirsiniz. Mal beyanında bulunmamanız halinde alacaklı icra mahkemesine başvurarak mal beyanında bulununcaya kadar 3 ayı geçmemek üzere hapsen tazyik cezası ile cezalandırılmanızı isteme hakkına sahiptir

İcra avukatları bu durumlarda hem alacaklı hem de borçlu olan kişi için çalışma sürdürebilir. Eğer borçlu olan kişi için çalışma sürdürüyorsa ve anlaşma sağlanamadıysa en son olarak haciz işlemine başvurulmaktadır. Bu işlem ile avukat ve görevliler borçlunun adresine giderek çeşitli eşyalarına el koymaktadır. Bu eşyaların bedeli bilirkişiler tarafından hesaplanmaktadır ve borç tutarınca alınmaktadır. Daha sonrasında alacaklı olan kişinin isteğine göre eşyalar bir depoya götürülür ve belirli bir süre bekletilir. Eğer borçlu olan kişi borcunu ödeyemediyse, eşyalar icra memurları tarafından satılır ve satışdan elde edilen miktar borca karşılık alacaklıya ödenir.

Tebligat Elinize Ulaşmamış Veya Farklı Adrese Dönderilmiş Kesinleşmiş İse Ne Yapılmalıdır ?

Tebligat elinizi ulaşmamış veya sizinle ilgisi olmaya adrese tebligat yapılması durumunda tebligatın usulsüz yapıldığını beyan ederek gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz. Tebligatın usulsüz olduğunu öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden tebligatın usulsüzlüğü ile öğrenme tarihinin tesbitini şikayet yolu ile isteyebilirsiniz. Tebligat ile Şikayet davası sürenin işlemesini durdurmaz..

Emekli Maaşları Haczedilebilir Mi ?

Emeklinin maaşları kural olarak haczedilemez. Takip kesinleştikten sonra borçlunun icra müdürlüğüne vereceği muvafakatı (onayı) halinde haczedilebilir.

İcra ile ilgili Takip, Harçlar ve Satış Masrafları Kimden Alınır ?

İcra ile ilgili yapılan tüm masraflar kural olarak borçlu sorumlu olup tahsil aşamasında borçludan tahsil edilir.

İLK-AY HUKUK BÜROSU AVUKATLARI

AVUKAT İLKAY UYAR KABA

AVUKAT BURCU YETİŞOĞLU

AVUKAT OĞUZHAN ÖZGÜR

AVUKAT RIDVAN AĞBAL

http://www.ilkayhukukburosu.com/makale/27/icra-hukuku-davasi-avukati-ankara

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Saç ekimi , saç nakli

Seyrek bölgeye saç ekimi yapılırsa var olan kökler zarar görürmü? Seyrek alanı sıklaştırmak mümkündür. Ancak delikler slitle açılırsa kökler zarar görür. Delerek ekim yapılırsa; örneğin Choi iğnesi kullanılırsa kökler zarar görmez. Ancak bu bölgede dökülecek olan saçların tıbbi tedaviyle korunması gerekir. Saç Ekimi Sonrası Ekilen saçlar uzar mı, Özel bakım gerektirir mi ? Ekilen saçlar 4-5 ay sonra çıkmaya başlar. 6 – 7 ayda traş olacak seviyeye gelir. 10 ayda fotoğraf çektirecek seviyeye gelir.12-15 ayda çıkma işlemi tamamlanır. Ekilen saçları, kendi saçlarınız gibi uzatabilir,kestirebilir ve kendi saçlarınıza yaptırdığınız herşeyi yaptırabilirsiniz. Herhangi bir özel bakım gerektirmez. Saç Ekiminde Ekili Saçlar Dökülür mü? Sağlıklı bir insanda, Ekili Saçlar ömür boyu dökülmez. Saç Ekimi Ne Kadar Sürer ? Ağrı Duyulur mu ? FUE Mikromotor tekniği ile, Saç Ekimi,3 kişilik bir ekiple, 3.000 greft, yani 7.000 saç teline yakın kök yaklaşık 6-8 saat sürmektedir.

Saç ekimi mikrodiseksiyon yaklaşımı
Önce sağlık > Her ameliyat esnasında, ya da müdahalede olabileceği gibi saç ekimi işleminde de çeşitli komplikasyonlar görülebilmektedir. Hastanın akut ve kronik hastalıkları, var olan alerjileri ve kullandığı ilaçlar hakkında doktorunu uyarmalıdır. Oluşabilecek komplikasyonların anında tedavisi için branşı doktorları tarafından hastane ameliyathanelerinde yapılır. Bilineceği üzere Saç ekimi plastik, rekonstrüktif estetik cerrahi branşına giren operasyon türüdür.

Kişinin saç ekim işlemene engel teşkil edebilecek rahatsızlığı olmamalıdır. Genelde 18 yaşından küçük hastalara işlem önerilmemektedir. Muhtemel sonuç komplikasyonları hakkında yeterli ve gerekli bilgilere sahip olunmalı, planlanma kişi ile birlikte yapılmalıdır. 1 defa operasyonla gerekli sıklığa ulaşılamayacağı, olası cerrahi ve yara iyileşmesi problemleri, hangi bölüme ne kadar greft ekileceği, greft sayısı bağlı ortalama elde edilecek sıklık oranı, saçın tellerinin ince veya kalın olması sıklığın nasıl görüntü sağlayacağı, olası sekonder operasyonlar, işleminin devam eden dökülmeyi engellemeyeceği konularında gerekli gerçekçi beklentilere sahip değilse bu hastalara işlemin yapılması sakıncalıdır.

öncesi 5000

Fue yöntemi

Donor alanda lineer skar oluşumunun, fut donor alanda komplikasyonlarının önlenmesi ve verici kısmında yara iyileşmesinin defekt oluşmadığından sütürasyona gerek kalmadan çok kısa süre gerçekleşmesi, tek seansta daha fazla greft transplantasyonuna izin verebilmesi ile ele edilen greftler deride bulunduğu şekli transplante edilebilmeleri gibi avantajları vardır. Bilimsel makalede fue saç ekimi işleminde mikromotor tartışılmış, olası dezavantajları anlatılmıştır. (J Cutan Aesthet Surg 2010;3:76-78)

Fut yöntemi

Çeşitli dezavantajları vardır. Şerit çıkarırken saçların foliküllerine zarar verme riski yüksektir. Fut yönteminde foliküler üniteler hazırlanması esnasında greftlere zarar verilebilir. Bütünlüğü bozulan foliküler üniteler de greft çıkma oranı düşmektedir. Şerit eksizyonu sonrası ortaya çıkan donor alan defekti sütürler ile onarılmaktadır. Sütür seperasyonu, enfeksiyon, hematom, nekroz gibi erken dönem ve skarın genişlemesi, folikülit, uyuşukluk benzeri geç dönem komplikasyonları görülebilir. greftlerin deride olduğu gibi değil de teknisyenler tarafından hazırlanması doğal olmayan görüntüye yol açabilmektedir. Tek seansta ekilecek greft sayısı sınırlıdır. Sayıyı arttırmak için daha büyük bir şeritler hazırlamak gerektiğinden oluşacak skarın büyümesine yol açarken, daha az saçlı mini gretlerin hazırlanması ve ekilmesi sonucu yapay görüntü orataya çıkma olasılığı yükselecek dir.

Doğal görünümün sağlanması

Karşıdan ve yandan bakışlarda saçların çizgisi ve şekli görünümü etkiler. Başlangıç çizgisinin normalden önde yada geride de planlanması en sık yapılan komplikasyonlarından biridir. Saçın çizgisi oluşturulurken, alın yapısı esas alınarak merkezden laterale doğru hafif tilt yapacak şekilde olmalı, düz ve keskin hatlardan kaçınılmalıdır. Yandan ve yüze doğrudan bakıldığında nasıl göründüğü dikkatlice gözlemlenmelidir. Kişi aynaya bakarak modeli değerlendirirken, planlamanın detayları anlatılmalıdır. Saçsız alın bölgesinden saçlı deriye geçişin ilk basamağında yumuşak geçiş sağlanmalı ve ilk başlangıç sırasının oluşturulması esnasında birli ve ince telli greftler tercih edilmelidir. Ön, orta ve arka taraf da açılanma 3 boyutlu düzenlenmelidir.
Ekim yapılcak alanın belirlenmesi
3000-greft

Merkezi Ankara’da bulunan Doktorumuz manuel el yöntemiyle kendisine özel üretilen cerrahi aletler ile öngörüldüğü şekilde ameliyathane ortamında hastane şartlarında uygulamalarını gerçekleştirmektedir. İşlemin fiyatları hakkında doğru bilgiye ulaşmanız için klinikler ile iletişim sağlanmalıdır.

 

http://fehmiarmani.org

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

seo danışmanlığı

Seo Danışmanlığı
Bir internet sitesinin tüm seo gelişim süreci boyunca yakından takip edilerek, üst sıralara getirilmesi sürecinin yönetilmesine seo danışmanlığı denilmektedir. Seo danışmanlığı süreci boyunca, rakipler ve sektör sürekli analiz edilir ve kıyaslandırmalar yapılır. Sitenin eksik yönleri tespit edilerek, bunları kapatmak için çeşitli girişimlerde bulunulur.

Seo danışmanlığı, bir firma bünyesinde seo uzmanı çalıştırılarak gerçekleştirilebileceği gibi, seo firmaları ile çeşitli anlaşmalar yapılarak da gerçekleştirilebilmektedir. Firmalarla yapılan anlaşmalar birkaç farklı şekilde olabilmektedir. Bunlardan birisi aylık bazda düzenli seo danışmanlığı diğeri ise hedef bazlı seo danışmanlığıdır.

Aylık Seo Danışmanlığı
Sektör, rakipler ve sitenin tüm durumları değerlendirildikten sonra ortaya çıkarılan düzenli bir periyoda uygun çalışma gerçekleştirilir. Her ay sonu yapılacak raporlamalarla, aylık sağlanan verim değerlendirilir. Her ay sonu gelişmeler göz önünde bulundurularak bir sonraki ay için yeni plan ve taktikler uygulanabilmektedir.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Kardeşimin üstüne oturup öldürdüm!

Nihat hatipoğlu kardeşimi öldürdüm
Nihat Hatipoğlu’na iftar programında şoke eden soru

ATV’de canlı yayınlanan iftar programında vatandaşların sorularını yanıtlayan İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’na şoke eden bir soru geldi.

Bir kadının ‘ Çocukken ben bir kardeşimin yanlışlıkla üstüne oturmuş öldürmüşüm. ‘ demesi üzerine, Nihat Hatipoğlu ‘ Eyvah!.. ‘ çekti. Hatipoğlu kadının ‘ Hiç haberim yok yıllar sonra annem söyledi ‘ cevabı üzerine çocuğun kaç yaşında olduğunu sordu.

Kadın, hiç hatırlamadığını, kardeşinin rahatsız olduğunu ve doktorların 7 yaşına kadar korkutulmaması gerektiğini söylediğini aktardı.

BEYNİ PATLADI

Ölüm olayını anlatan kadın, ‘ Kardeşim yıkamış, suyu dökmeye

gittiğinde üstüne oturmuşum çocuğunu, afedersiniz, beyni patlamış çocuğun. Ölmüş. O zamandan beri vicdan azabı duyuyorum. Allah beni affetsin. Hiç hatırlamıyorum ne yaptığımı da hiç bilmiyorum. ‘ ifadelerini kullandı.

AKLINIZA TAKMAYIN SORUMLU DEĞİLSİNİZ

Hatipoğlu, hüzünlenen kadına bundan dolayı üzülmesine gerek olmadığını söyledi. ‘ Kasti olan bir şey değil. Hz. Peygamber diyor ki; Unutkanlıktan veya hatadan dolayı kişi sorumlu olmaz. Bu bir hatadır bir kasıt yok. Çocuktunuz zaten. Aklınıza takmayın bundan sorumlu değilsiniz ‘ dedi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

SEO nedir

Web siteniz gerek tasarımı, gerek içeriği açısından son derece doyurucu olabilir, sitenizin adresini bilen binlerce kişi tarafından ziyaretçi akınına uğruyor olabilirsiniz. Peki ya sitenizin adresini bilmeyen milyonlarca kişiyi göz ardı mı edeceksiniz? Bu hızlı başlangıç kılavuzu niteliğindeki yazımızda, arama motoru optimizasyonunun temellerini öğrenecek, sayfanızın arama motoru sonuç sayfalarındaki sıralamasını arttırmak için dikkat edilmesi gereken püf noktalarını bulacaksınız.

Başlamadan önce belirtmemiz gereken bir nokta var ki hiçbir SEO tekniği sizi bir gecede zirveye çıkarmaz. Arama motorlarında üst sıralarda SEO aracılığı ile yer almak uzun ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Kesinlikle yılmayın ve çok daha önemlisi, black hat SEO teknikleri adı verilen ve arama motorlarının kısa süre içerisinde fark edebildikleri SEO hilelerine başvurmayın. Bu teknikler size kısa süre içerisinde pozitif getiri sağlasalar da, bir süre sonra arama motorları bunu fark edecek ve sitenizi veritabanlarından kaldıracaklardır. Bunu istemezsiniz, öyle değil mi? Sakin olun, ağırdan alın, dürüst olun ve sonuç almayı bekleyin.

SEO Nedir?
Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu) arama sonuçları üzerinde hedeflenen arama kelimelerde arama yapıldığında üst sıralarda yer almak için yapılan bir dizi işlem için verilen genel addır. Arama sonuçlarında ikinci ve üçüncü sayfada yer almak size pek bir getiri sağlamaz, zira pek çok kişi, arama sonuçlarının ilk sayfasında beliren sonuçlardan tatmin olurlar. Genel olarak herkes, hedefledikleri anahtar kelime için yapılan aramaların sonuçlarında birinci sayfada, hatta birinci sayfanın ilk sırasında yer almayı ister. Ancak bunu başarmak için sitenizi optimize etmeniz ve ona uygun olarak kodlamanız gerekmektedir.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Seo

Seo Online İnternet Teknolojileri 10 seneden beri sektörde hizmet veren, teknik alt yapısı ve Teknolojik donanıma sahip bir ekibiz. Şunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Türkiye deki en geniş Seo alt yapısına sahip olan firmamızın verdiği hizmet karşılığında ücretlendirme olabilecek en uygun seviyededir. Hemen bu linkten w7n tüm paketlerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz. Başlıkta belirttiğimiz gibi yapılan işlere baktığımızda şüphesiz en uygun fiyatları veriyoruz. Konuyla alakalı öğrenmek istediğiniz her türlü bilgi için firmamızı arayarak detaylı bilgi alabilirsiniz. Uzman arkadaşlarımız size gerekli tüm yardımlarda bulunacaklardır. Bizler bu konunun ustalarıyız. Bizimle çalışırsanız İnternet’te var olursunuz.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)